Comfy | Premium magazine theme for WordPress

This option will reset the home page of this site. Restoring any closed widgets or categories.

Reset

ilbeyli yoresi sairleri


SİVAS İLBEYİ YÖRESİ TÜRKMENLERİ HALK ŞAİRLERİ
Yrd. Doç. Dr. Doğan KAYA*
ÖZET
Geniş bir yüzölçümüne sahip Sivas'ta idari bölünmenin dışında halkın kendince isimlendirdiği yöreler vardır.
Bunlar; Emlek Yöresi, Çamşıhı Yöresi ve İlbeyi / Elbeyi Yöresidir. Bu yörelerin hepsinde de edebiyatımızda iz
bırakmış önemli halk şairleri yetişmiştir. Tamamı Türkmen olan Elbeyi yöresinde de otuza yakın halk şairi vardır.
Hitabî, İsmetî, Noksanî ve Perişanî bu isimlerin başında gelir.

Geniş bir yüzölçümüne sahip bu topraklarda halk, tabiatıyla yaşadığı yöreleri kendince
isimlendirmiştir. Bu cümleden olarak, Sivas’ta üç yöre vardır ki, asıl şöhretini, idarî
isimlendirmelerle değil de kendince verdiği isimlendirme ile sağlamıştır. Bunlar; Emlek
Yöresi, Çamşıhı Yöresi ve İlbeyi / Elbeyi Yöresi’dir. Öyleki, halk bilhassa Sivas dışında
bulunduğu yerden söz ederken “Elbeyi’nin Esköy’ündenim.” veya “Emlek Beyyurdu’ndan”
yahut da “Çamşıhı’n Kaygısız köyünden” gibi ifadeler kullanarak, önce yöresini, sonra köyünü
söyler.

Emlek Yöresi, Şarkışla’nın Batı ve Kuzeybatısında Kızılırmak vadisinde yer alan; Turna,
Şeme, Kılıç, Karababa, Nalbant, Akdağ ve Sırıklıdağlarla çevrilmiş olan bölgedir. Bugün,
Emlek yöresinde büyük çoğunluğu Şarkışla’da olmak üzere Yıldızeli, Gemerek, Pınarbaşı,
Sarıoğlan ve Akdağmadeni’nde bu yöre çerçevesinde mütalaa edebileceğimiz 70 köy vardır.
Bunların içinde Kaldurak, Verdikışlası gibi pek çok yerleşim merkezi bugün mevcut değildir.
Köy ve beldelerden Bozhüyük Yozgat Akdağmadeni’ne; Alakilise, Burhan, Dendil, Keklicek,
Tekmen Gemerek’e; Davulalan, Nallı ve Yuvalıçayır Yıldızeli’ne; Karaözü de Kayseri’ye
bağlıdır.

Bu köylerin bazılarında çok sayıda âşığın yetişmesinin yanında, bazılarında ise hiç bir
âşık yetişmemiştir. Âşıklık geleneğinin bu bölgede canlı olarak yaşatıldığı gerçeği göz önünde
tutulursa, bu köylerde de âşıkların var olabileceği ihtimalini düşünmek durumundayız. Uzun
vadede köy köy yapılacak bir çalışmada isim tespit edemediğimiz köylerde de unutulmuş bazı
âşıkları ortaya çıkarmamız söz konusu olabilecektir. (Geniş bilgi için: Kaya 1999: 142-143)
Çamşıhı Yöresi, Divriği’nin batısında yer alan bir yöredir. Çamşıhı köylerinin tamamı
Alevî-Bektaşî inanca sahiptir. Burası, gelenek-görenek, inanç ve diğer otantik özelliklerini hâlâ
muhafaza eden bir yöredir. Ancak geçim ve çocukların daha iyi şartlarda tahsil görmesi gibi
sebeplerden dolayı Çamşıhı yöresinden çok sayıda göçen olmuştur. Öyleki köylerin toplam
nüfusu 400 civarındadır. Ankara ve İstanbul’da yaşayan halk, ancak yaz aylarında köylerine
gelmektedir.

Çamşıhı, iki cephesiyle dikkatleri üzerinde toplayan bir yöredir. Bunlar; yöreye has
çalınıp söylenen ezgiler ile halk şairleridir. Bölgenin manzum ürünlerinin ezgisel yapısı başlı
başına bir çalışmayı gerektirir. Ancak biz burada sadece yörenin âşıkları üzerinde duracağız.
Bu yörede yer alan köylerin başlıcası şunlardır: Azizağa (Başören’in mezrası), Balova
(Baloağa), Başören, Çakırağa, Dışbudak, Eyübağa (Ölçekli’nin mezrası), Kaygısız
(Gölören/Gölveren), Çamoağa (Gürpınar), Mamoağa (Ağın Gözecik), Şahin (Aşağı köy, Hacı
Ağa’nın köyü)(Kaya, 2002: 226)

Çalışmamıza esas olan İlbeyi yöresinde ise İlbeyi Türkmenleri yaşamaktadır ve bundan
dolayı böyle isimlendirilmiştir.

İlbeyli Türkmenlerinin hangi Oğuz boyuna ait oluşları hakkında elimizde kesin bir bilgi
yoktur. Bayat, Alkırevil (Alka-evli) ve Afşar boyuna bağlı olabilecekleri konusunda bazı
görüşler mevcuttur.

Mehmet Aydın; “Bir kol da Sivas’ın güneyindeki Yeni-il’e, önce beş-altı oba olarak, daha
sonraları çevreden birleşenlerle bir arada yerleşmişlerdir. Bugün Sivas’ın güney-batısında
bulunan Bayat boyundan 41 köy ve kasaba İlbeyli adını taşımakta…”(Aydın, 1984: 71) derken
onların Oğuzların Bayat boyundan geldiğini ileri sürer.

Ağacan Beyoğlu ise, İlbeylileri, Oğuzların Alkırevli boyuna bağlamıştır. Beyoğlu,
Türkmen Boylarının Tarih ve Etnografyası adlı kitabında bize konu ile ilgili olarak şunları
söylemektedir: “İlbeği boyu kendi başına bir Türkmen boyu olarak ekin ekip, av avlayıp,
hayvan besleyerek hayatlarını sürdürmüşlerdir. Bu İlbeğilere başarıları ve becerikliliklerinden
ötürü halk arasında ‘Algır İlbeğiler’ de denilirmiş. Türkmen Türkçesinde ‘algır’, ‘tuttuğunu
koparan, becerikli ve başarılı’ gibi manalara gelen bir kelimedir.”(Beyoğlu, 2000: 51)
“İl-Beğliler denilen Oğuz Türkmen boyu, Türkistan’daki İlbegilerle aynı kökten türemiş
olmalıdır. XIII. ve XIV. asırlarda Ortadoğu’ya gitmiş olan İlbegilerin (Alkırevli-Karaevli
Türkmenleri) o topraklarda ‘İl-Beğliler’ diye adlandırılmış olması mümkündür” (Beyoğlu,
2000: 53)

Mahmut Işık ve Tahir Kutsi gibi araştırmacılar da İlbeylilerin Afşar boyundan geldiğini
ifade etmişlerdir. (Işık, 1963: 96; [Makal], 1975: 107)

İlbeyi Türkmenlerinin XII. yüzyılın sonlarında İran’ın Horasan bölgesinden Anadolu’ya
geçtikleri tahmin edilmektedir. Bizleri bu düşünceye götüren Faruk Sümer’in ve Osman
Turan’ın verdiği bilgiler olmuştur. Sümer; “1172 yılında, Moğolların Horasan’ı kesin olarak
idareleri altına almaları üzerine de oraya yığılmış olan Türkmenlerin pek çoğu batıya doğru
göç ederek Anadolu’ya ulaştılar… (Sümer, 1999: 146) derken, Osman Turan da; “XII. asır
sonlarında, Yakın-Şarka ve Türkiye’ye doğru yeni muhaceretler vuku buldu. Bu devirde hareket
eden Oğuz boyları arasında Moğol istilasından önce Yıva, Afşar, Begdili, Kınık ve Döğerlerin
Anadolu’ya göçtüklerini kaynaklarda görüyor; vakfiyelerde adlarına göre diğer Oğuz
kabilelerini tespit ediyoruz.” (Turan, 1980: 262) şeklinde bir ifade kullanmaktadır. Anadolu’da
Barak ve Türkmenler ile birlikte yaşayan İlbeylilerin hepsine birden Beydili denildiği (Özdeş,
1939: göz önünde tutulursa, İlbeylilerin Beydili Türkmenleriyle birlikte Anadolu’ya gelmiş
olabileceğini düşünebiliriz.

İlbeylilerin 1271 yılında Sivas’ta inşa edilen Buruciye Medresesindeki bir taş madalyonda
yazılı bulunan İlbeyli nahiyesinin Eskiköy’üne ait ibareden, onların XIII. yüzyılda Sivas’ta
bulundukları ortaya çıkmıştır. Bu bilgileri bize veren ve İlbeyliler hakkında oldukça geniş ve
doyurucu bir çalışma yapan Kadir Pürlü; “Osmanlılar döneminde İlbeyli aşireti kesin olarak
bilemediğimiz sebeplerden dolayı ikiye bölünmüş, bir kısmı Halep civarında kalırken, bir kısmı
da Sivas’a gelip yerleşmiştir.” (Pürlü, 2002: 28-29) demektedir.

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=